ÇİFTÇİ BROŞÜRÜ
TEŞEKKÜRLER
Merkezimizin faaliyetlerini maddi ve manevi destekleyen Çukurova Üniversitesi Rektörü Sn.Prof.Dr.
Alper AKINOĞLU'na, "Nar Yetiştiriciliği" konusu ile ilgili yapmış olduğu katkılarından dolayı Ç.Ü.
Bahçe Bitkileri Bölümü'nden Sn. Prof.Dr. Ahsen Işık Özgüven'e ve Alata Bahçe Kültürleri Araştırma
Enstitüsü araştırmacılarından Sn.Dr. Cenap Yılmaz'a teşekkür ederiz.
NAR YETİŞTİRİCİLİĞİ
Nar ülkemizde yıllardır yetiştirilen geleneksel bir meyvedir. Son yıllarda nar meyvesi Avrupa
ülkelerinin de aradığı bir meyve türü olmuştur. Ülkemizin hemen hemen her bölgesinde nar
yetiştiriciliği yapılmaktadır. Özellikle son yıllarda kapama nar bahçesi Akdeniz ve Ege Bölgesi'nde
artmaktadır. Son yıllarda önem kazanan bir ihraç meyvesi olmakla birlikte ilaç, boya, mürekkep, yağ,
hayvan yemi, tanen, sirke gibi ürünlerin eldesinde hammadde olarak kullanılması, bu meyvenin ileriki
yıllarda önemli bir endüstri bitkisi olacağı izlenimini de vermektedir.
Bazı Önemli Çeşitler
Yetiştiriciliği yapılan bazı önemli nar çeşitleri 07 N 08 Hicaznar, 33 N 16 Silifke Aşısı, 33 N 26
Çekirdeksiz (VI) , 01 N 03 Fellahyemez II , 26/ 3 Çekirdeksiz, 33 N 24 Beynarı, Suruç, Ernar ve
Erdemli-Aşınar ( 33 N 11 ) dır. Çukurova Bölgesinde üretimi yaygın olarak yapılan ve pazar açısından
özellikle aranan nar çeşitleri Hicaznar ve Silifke Aşısıdır.
İklim İsteği
Nar pek çok iklim koşullarında sorunsuz yetiştirilebilen bir meyvedir. Yetiştiriciliğinin yapılacağı
bölgede yazların uzun ve sıcak, kışların ılık ve yağışlı olması uygundur. Narın soğuklama gereksinimi
hemen hemen yok gibidir. Meyvelerini olgunlaştırabilmek için vejetasyon dönemi içinde yüksek bir
sıcaklık toplamı ister. Nar, ülkemizin iklimi daha serin geçen bölgelerinde ( İç Anadolu gibi)
Mayısta, oysa biraz daha sıcak geçen (Akdeniz gibi) bölgelerinde ise Nisanda çiçeklenmeye başlar.
Çiçeklenme haziran ayına kadar sürmektedir.
Yıllık ortalama 500 mm'lik yağış yetiştiricilik için yeterlidir. Yaz aylarındaki yağışlar meyve
kalitesini bozmakta, özellikle olgunluğa yakın dönemlerde meyve çatlamalarına neden olmaktadır.
Meyve olumu döneminde kuru hava koşulları, kaliteli meyvelerin oluşması bakımından önemlidir. Nar,
şiddetli rüzgar olan bölgelerde yetiştirilmemelidir. Eğer yetiştirilecekse bahçe kenarında
rüzgarkıranlar oluşturulmalıdır. Aksi halde meyveler bitkinin dikenlerinden ve dal sürtünmelerinden
zararlanarak meyve kalitesi düşecek ve meyve kayıpları olacaktır.
Toprak İsteği
Nar, pek çok meyve ağacından daha geniş toprak çeşidine uyum gösterebilir. Derin, alüviyal topraklar
nar yetiştiriciliği için en uygun topraklardır. Fakat kumlu, killi, kireçli topraklarda da
yetiştirilir. Tuzluluğa orta derecede dayanıklıdır.
Çoğaltılması
Odun çeliği, yeşil çelik veya tohumla çoğaltılabilir. Tohumlar, dinlenme istemeden kolaylıkla
çimlenebilir fakat elde edilen bitkiler adına doğru olmadığı için ticari yetiştiricilikte
kullanılamaz. Gelişme döneminin sonuna doğru yeşil çelikle çoğaltma yapılabilir.
Bu yeşil çelikler sisleme kasalarına dikilerek kışın sera içinde köklendirilir.
Fakat bu yöntem çok az kullanılır. Odun çelikleriyle çoğaltma en kolay ve başarılı yöntemdir.
Çelikler 20-25 cm uzunluğunda , 6-12 mm kalınlığında olacak şekilde hazırlanır. Bu çelikler,
kışın bir önceki yılın sürgünlerinden veya dip sürgünlerinden alınır. Çelikler , 5-7.5 cm'lik
kısımları toprak üstünde kalacak şekilde sisleme kasalarına veya fidanlıkta hazırlanan çelik
tavalarına dikilir.
Dikim ve Bahçe Tesisi
Toprağın nar yetiştiriciliğine uygunluğuna bakıldıktan sonra tesviyesi yapılmalıdır. Öncelikle yaz
aylarında pulluk tabanını kırmak için dipkazan çekilir. Sonra pullukla sürülür. Sonbahar döneminde
ise 40-60 cm derinlik ve çapta dikim çukurları açılır. Çukurlar üst toprak ve yanmış çiftlik gübresi
karışımıyla doldurulur, yabancı otlar temizlenir. Narda dikim aralıkları 2 m ile 6 m arasında
olmalıdır. Bunun yanında kapama nar bahçelerinde en yaygın olarak kullanılan dikim aralıkları
2.5 x 4 veya 3 x 4 m dir. Sıralar kuzey -güney doğrultusunda olursa güneş ve havalanma daha iyi
olacaktır. Nar fidanları sonbaharda yaprak dökümünden başlayarak kış ayları boyunca ve erken
ilkbaharda dikilebilir. Kışları çok soğuk geçmeyen bölgelerde sonbahar dikimi daha uygundur.
Sulama
Ülkemizde nar genellikle tava ve karık usulü ile sulanmaktadır. Nar yetiştiriciliğinde sulama
açısından önerilen damla sulama yöntemidir.
Gübreleme
Bitkiye iyi yanmış çiftlik gübresi verilmelidir. İlk yıllarda ağaç başına 10-15 m3/ da, daha sonraki
yıllarda 25-30 m3/ da çiftlik gübresi genel olarak önerilmektir. Bitkiye çiftlik gübresi, sonbahar-kış
aylarında, bütün kök bölgesini kapatacak şekilde verilmeli ve çapa ile toprağa karıştırılmalıdır.
Nar için yeşil gübreleme yapılması da yararlıdır. Genç nar ağacı her yıl ağaç başına yaklaşık
50-100 gr, yetişkin ağaç ise yaklaşık 225-450 gr saf azota gereksinim duyar.
Bu miktar bir veya iki defada uygulanabilir. İlk uygulama zamanı kış sonu, ikincisi ise haziran
ayıdır. Yetişme döneminin sonuna doğru azot uygulanmamalıdır.Ayrıca nar genel olarak ilk yıllarda
ağaç başına yaklaşık 75-125 g, tam verim çağında ise 100-200 g saf fosfora gereksinim duyar.
Fosforlu gübreler kış aylarında, taç izdüşümüne 20-30 cm derinlikte uygulanır.
Potasyumlu gübrelerin meyve kalitesiyle ilişkisi pek çok çalışmada belirlenmiştir. Genç bir bitkiye
20-40 g/ ağaç, verim çağındaki bitkiye ise 75-150 g/ağaç saf potasyum uygulaması yeterlidir.
Budama
Nar için budama uygulaması yapılmadığı durumda ağaç kuvvetli gelişir ve verime geç başlar.
Bu nedenle ağaçlar uygun şekillerde budanmalıdır. Ağaçlar tek gövdeli ve çok gövdeli şekillerde
budanabilir.
Hastalık Zararlılar ve Mücadele
Narlarda görülen önemli hastalıklar, kahverengi leke hastalığı, aspergillus meyve çürüklüğü, gövde
zamklanma hastalığı, penicillium ve trichoderma meyve çürüklükleridir. Başlıca zararlılar ise harnup
güvesi, akdeniz meyve sineği, nar yaprakbiti, turunçgil unlubiti, nar beyazsineği, ekşilik böcekleri,
ağaç sarıkurdudur. Nar bahçelerinde sorun olan bu türlerin dışında, yaban arılarından, eşek arısı ile
genel zararlılardan adi serçe ve limon sıçanı da, narlarda beslenerek önemli kayıplara neden
olabilmektedir. Uygun fungusitlerin ( mantar ilacı) kullanılması, sık dikimden kaçınılması,
düzenli budama, yere düşen meyvelerin toplanması, hastalık ve zararlılarla mücadelede etkin
uygulamalardır.
Meyve Çatlamaları
Narda meyve çatlaması genellikle olgunluk döneminde ortaya çıkmakta ve olgunluk ilerledikçe çatlamış
meyve miktarı da artmaktadır. Bu sorundan dolayı yüksek miktarda verim kaybı olabilmekte, hatta %
50 ürün kaybı oluşabilmektedir. Meyve çatlamasının kontrolü için çatlamaya dayanıklı çeşit
kullanılması, düzenli ve yeterli sulama yapılması, derimin zamanında ve birkaç defada yapılması,
meyvelerin güneş ışığından korunması, aşırı azot gübrelemesinden kaçılması ve sert budamanın
yapılmaması önerilmektedir.
 Nar meyvelerinde görülen kabuk çatlamaları
"16-19 Ekim 2005 tarihinde Ç.Ü. Mithat Özhan Anfisinde 1. ULUSLARARASI NAR ve MİNÖR AKDENİZ
MEYVELERİ SİMPOZYUMU (toplantısı)" yapılmıştır.
Web =http://www.cu.edu.tr
Kaynakça :
Broşürde ayrıca Tübitak Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Tarp Türkiye Tarımsal Araştırma
Projesi Yayınlarından faydalanılmıştır.
Ç.Ü. Tarımsal Yayım, Haberleşme, Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü
Prof.Dr. YAŞAR GÜRGEN
Telefon ve Faks: 0 322 338 67 46
Web: http://www.cu.edu.tr/merkezler/tyhm
|